Uncategorized

Merhaba Dopigo!

Yazar: Cumartesi Mart 19, 2016 Yorum Yok

Merhaba,

Bundan bir kaç ay önce hayalini kurduğumuz bir platformu hayata geçirmek üzereyiz.

Melih ile beraber bu yola çıkarken arkamızda bir kaç senelik e-ticaret tecrübesi ve geçmişten gelen deneyimler vardı. Amacımız e-ticaret yapmak  isteyen kişilerin ve şirketlerin uçtan uca operasyon süreçlerini yönetebilecekleri bir platform yaratmak. E-ticaret deyince hepimizin aklına işin “Ticaret” kısmı gelir ancak işler büyümeye bağladığı zaman o ticareti yönetmek işin içinden çıkılmaz hale gelebilir.

Tam olarak neyi kastediyorum?

Mesela birden fazla e-ticaret platformunda satış yapıyorsunuz ve aynı gün içinde bir üründen bir çok adette satıyorsunuz. Bu ürünlere ait stok bilgilerini her platformda manuel olarak güncellemeniz lazım. Bu yüzden bir çok kanaldan (örnek: N11, Hepsiburada gibi pazar yeri platformları…) satış yapmak, içinden çıkılmaz bir hale gelebilir ve birden kendinizi excel dosyaları ile boğuşurken bulabilirsiniz.

Sadece bu değil…

Ürünlerinizi iki ayrı satış platformundan – Hepsiburada.com ve n11.com – satmaya başladınız. E-posta hesabınıza gelen bir mail ile ilk satışınızı gerçekleştirdiğinizi öğreniyorsunuz. Çok mutlusunuz… Türkiye’nin başka bir ucundan tanımadığınız biri sizin sattığınız ürünü almaya karar verdi ve ödemesini bile gerçekleştirdi. Belki hayatınızda ilk defa görmediğiniz, bilmediğiniz birine bir şey sattınız! Bu tarif edilemez bir mutluluk olabilir gerçekten.

Aradan kısa bir süre sonra e-posta kutunuza bir mail daha düşüyor ve aynı ürünün başka bir platformdan da satıldığını öğreniyorsunuz. Mutluluğunuz bir kat daha artıyor. Ancak…. O mutluluk birden yerini buruk bir heyecana bırakıyor. Neden? Elinizde o üründen sadece 1 tane vardı… Ya ikinci satılan ürünü tedarik edecek ya da ilgili siparişi iptalini isteyeceksiniz. İşin kötü tarafı ise siz bunu yaparken müşteri ile sadece o platform üzerinden iletişim kuracak, durumu kendisine anlatmanız gerekecek. İşte o noktada tüm iyi niyetinize rağmen o siparişi iptal etmek durumunda kalacaksınız. Bu problemden sıyrıldığınızı düşünürken siparişi iptal ettiğiniz platform tarafından “mağaza puanınızın” düştüğüne dair bir mesaj alacaksınız. Mağaza puanı mı? O da ne? Mağaza puanı sizi tanımayan o müşterilerin sizi tercih etmelerinin en temel sebebi işte… Birkaç dakika önce siparişini iptal ettiğiniz müşterinin bir sonraki alışverişinde sizi tercih etmesi ise küçük bir ihtimalden ibaret artık. Ürünü belki tedarik edebileceksiniz ancak 3 veya 4 iş gününde bu işi yapsanız iyi olur, yoksa bu sefer de siparişi geç gönderdiğiniz için Mağaza puanınız düşüyor olacak.

“Önemli değil sadece bir siparişi iptal ettim sonuçta… Abartacak bişey yok” diye düşünebilirsiniz. Elinizde 40 farklı ürün olduğunu düşünün. Bu sıkıntının tekrarlanma ihtimali son derece muhtemel.

Bunları neden yazıyorum. Çünkü bu sebepten dolayı bir e-ticaret platformunun yavaş yavaş eridiğine şahit oldum. Bu sebepten dolayı bir çok tedarikçinin e-ticaretten uzaklaştığını gördüm. Bu sebepten dolayı bir çok müşterinin e-ticaretten soğudunu duydum. E-ticaret içinde “ticaret” kelimesini bulunduruyor. Peki kimle ticaret yaparsınız? Bu sorunun cevabını biliyorsunuz. Ne yazıkki müşterilerinizin sizi “sevmesi” sizler ile ticaret yapmaları için yeterli değil. Size güvenmeliler.

Evet bu yazıyı okuyan biri e-ticaretten soğuyabilir 🙂 Halbuki bu bir “Merhaba” yazısı.

İyi güzel yazmışsın ama bize Dopigo hakkında bilgi vermemişsin! Bu nasıl iş?  Dediğinizi duyar gibiyim.

Dopigo’yu hayal ederken sizlerin tüm bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak ve sizi daha huzurlu e-ticaret yapmaya itecek bir  platform yaratmayı hedefledik. Yukarıda bahsettiğim ise sadece tedarik sürecinizi kapsayan 2 tane örnek. Etkin bir e-ticaret operasyonu yönetmek için 150’den fazla benzer süreç vardır. Dopigo ile hepsine dokunabilecek miyiz bilemiyorum ama umarım gün gelir hepsini kapsayan bir yapı ortaya çıkartırız.

Daha yolun başındayız…

Bu blogu sadece Dopigo değil, başta e-ticaret olmak üzere diğer sektörel tecrübelerimi kaleme almak için oluşturdum. Umarım hoşunuza gider.

Bir sonraki yazım XML entegrasyonu hakkında olacak.

Sevgiler

M. Engin Şatana